1995 Öncesi Sinema Eserlerinde Hak Sahipliği Rejimi Adil Mi?

Fatma Betül Çakır Çelebi 15.Haz.2026

1995 yılında 4110 sayılı Kanun ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler sonucunda sinema eserlerinde eser sahipliği rejimi köklü biçimde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte FSEK m. 8 uyarınca yönetmen, senaryo yazarı ve özgün müzik bestecisi sinema eserinin birlikte eser sahipleri olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, aynı Kanun ile FSEK’e eklenen ve daha sonra 4630...

FSEK m. 8/3’te Sayılan Kişiler Sinema Eserinin Kurucu Unsurlarından Mıdır?

Fatma Betül Çakır Çelebi 04.May.2026

FSEK m. 5 uyarınca tespit edildiği veya gösterildiği materyale bakılmaksızın hususiyet taşıyan birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisi sinema eserini oluşturur. O halde sinema eserinin belirleyici unsurları birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisi ile hususiyettir.

Patlamış Mısırla Gelen Kanun Değişikliği; Sinema Kanunu

Taner Sevim 18.May.2021

Bilindiği üzere 2018 yılının sonuna doğru başlayan sinema yapımcıları ile salon sahipleri arasındaki kriz 2019 başlarında iyice alevlendi. Yapımcıların iddiasına göre gişe rekoru kıran filmlerle ilgili gelen istatistiklerde yapımcılara para kalmadığı bunun nedeninin ise promosyonlu bilet satımı sonucu alınan bedelin büyük bir bölümünün patlamış mısıra ayrıldığı yönündeydi. Yapımcılar, hasılat ile ilgili hesapların doğru yapılmadığı, indirimlerin doğrudan bilete yansıtıldığı, bu nedenle hasılat kaybına uğradıklarını savunuyorlardı.

Senarist Ne Zamandan Beri Sinema Eserinin Sahibidir?

22.Oca.2019

Prof. Dr. MUSTAFA ATEŞ  22 Ocak 2019

2018 Temmuz ayında bazı gazete ve internet sitelerinde “Ünlü senariste Anayasa Mahkemesinden kötü haber” başlığı altında haberler yer aldı. Haberlere konu olay özetle şuydu: Türk Sinemasında yüzlerce senaryoya imza atan ve aynı zamanda çok sayıda filmin de yönetmeni olan Safa Önal’ın senaristi olduğu eserlerin televizyonlarda izinsiz gösterilmek suretiyle sinema eseri sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla adli yargıda açtığı davanın olumsuz sonuçlanması üzerine Anayasa Mahkemesine yapmış olduğu bireysel başvuru da reddedilmişti.