1995 Öncesi Sinema Eserlerinde Hak Sahipliği Rejimi Adil Mi?

Sinema Fatma Betül Çakır Çelebi - 15.06.2026 [email protected]

1995 yılında 4110 sayılı Kanun ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler sonucunda sinema eserlerinde eser sahipliği rejimi köklü biçimde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte FSEK m. 8 uyarınca yönetmen, senaryo yazarı ve özgün müzik bestecisi sinema eserinin birlikte eser sahipleri olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, aynı Kanun ile FSEK’e eklenen ve daha sonra 4630 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen Ek Madde 2 uyarınca, sinema eseri sahipliğine ilişkin hükümlerin 12.06.1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle, 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserlerinde eser sahibi yapımcı olmaya devam etmektedir. Pozitif hukuk bakımından sonuç açık olmakla birlikte, sinema eserine hususiyetini katan yönetmen, senaryo yazarı ve özgün müzik bestecisinin bu eserler üzerinde hiçbir hak ileri sürememesi, 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserlerinde hak sahipliği rejiminin hakkaniyet bakımından yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.

4110 ve 4630 sayılı Kanunlarla FSEK’te yapılan değişiklikler sonrasında sinema eserleri üzerindeki hak sahipliği belirlenirken, 4110 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 12.06.1995 tarihinden önce ve sonra yapımına başlanan eserler arasında ayrım yapılması gerekmektedir. Zira Ek Madde 2’nin son fıkrasına göre, “Bu Kanunun sinema eseri sahipliği ile ilgili hükümleri, 4110 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 12.6.1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanır”. Buna göre söz konusu tarihten önce yapılmış veya yapımına başlanmış sinema eserlerinde eser sahibi yapımcı olmaya devam etmektedir. Buna karşılık, söz konusu tarihten sonra yapımına başlanan sinema eserlerinde hak sahipliği yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarına tanınmıştır. 2001 yılında 4630 sayılı Kanun ile FSEK yeniden değiştirilerek sinema eser sahipleri arasına diyalog yazarı ve animatör eklenmiş, film yapımcısına bağlantılı haklar tanınmıştır.

FSEK Ek Madde 2’nin son fıkrasındaki bu açık düzenlemeye rağmen yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarları tarafından bu tarihten önce yapımına başlanan sinema eserleri üzerinde hak sahipliği iddiasıyla çok sayıda dava açılmıştır (Kararlar için yazının sonuna bkz.). Ancak söz konusu davalar Ek Madde 2’de yer alan ilgili hüküm gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Bu süreçte, hükmün Anayasa’ya aykırılığı iddiası somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi önüne taşınmış (Anayasa Mahkemesi, E. 2010/73, K. 2011/176, KG. 29.12.2011), ayrıca bireysel başvuruya (Anayasa Mahkemesi B. No. 2014/15232, T. 08.03.2017 – Sadef Safa Önal Davası) da konu olmuştur. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi, her iki incelemesinde de söz konusu hükmü Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.

Kanaatimizce FSEK Ek Madde 2’nin sinema eseri sahipliğine ilişkin son fıkrası, pozitif hukuk bakımından açık bir hüküm olmakla beraber hakkaniyet açısından tartışmaya açıktır. Gerçekten de 4630 sayılı Kanun ile birlikte, icracı sanatçıların 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserlerinde yer alan tespit edilmiş icraları bakımından bağlantılı hak korumasından yararlanmaları mümkün hale gelmiştir. Bunun yanı sıra, aynı Kanun ile film yapımcıları da bağlantılı hak sahibi olarak kabul edilmiştir. Böylece film yapımcıları 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserleri bakımından eser sahibi, 03.03.2001 tarihten sonra yapımına başlanan sinema eserleri bakımından ise bağlantılı hak sahibi olarak her iki dönemde de farklı hukuki sıfatlarla koruma altına alınmıştır. Buna karşılık, sinema eserinin ortaya çıkarılmasında hususiyetlerini katan yönetmen, senaryo yazarı ve özgün müzik bestecisi söz konusu tarihten önce yapımına başlanan eserler üzerinde hiçbir hak ileri sürememektedir.

Oysa fikrî mülkiyet hukukunda korunan temel değer, kişilerin ortaya konulan fikrî ürüne kattıkları hususiyettir. Bu açıdan bakıldığında, sinema eserine hususiyetlerini katan yönetmen, senaryo yazarı ve özgün müzik bestecisinin 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserleri bakımından tamamen koruma dışında bırakılması eleştiriye açıktır. Zira sinema eserinin FSEK anlamında eser olarak korunabilmesini sağlayan unsur, söz konusu kişilerin esere kattıkları hususiyettir. Diğer bir ifadeyle, bugün üzerinde hak sahipliği ve koruma süreleri bakımından tartışmalar yürütülen sinema eserleri, bu kişilerin fikrî katkıları sayesinde eser niteliği kazanmıştır. Bu nedenle, sahip oldukları ekonomik ve kültürel değer de göz önünde bulundurularak, 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserleri bakımından söz konusu kişilere yalnızca bu eserlerle sınırlı olmak üzere bağlantılı hak benzeri bir koruma tanınabilirdi. Böylece hem yapımcıların kazanılmış hakları korunabilir hem de sinema eserini hususiyetleriyle şekillendiren kişilerin menfaatleri gözetilerek hakkaniyete daha uygun bir sonuç elde edilebilirdi.


Kararlar:

  • 11 HD, E. 2016/5052, K. 2017/3883, KT. 20.06.2017; 
  • 11 HD, E. 2016/9434, K. 2018/2090, KT. 19.03.2018; 
  • 11 HD, E. 2021/5157, K. 2023/297, KT. 16.01.2023; 
  • 11 HD, E. 2012/11176, K. 2014/323, KT. 09.01.2014; 
  • 11 HD, E. 2021/39; K. 2022/1616, KT. 08.03.2022; 
  • 11 HD, E. 2019/4702, K. 2020/2984, KT. 17.06.2020.