


Yapay Zeka ve Telif İlişkisi -I- Telifli İçeriklerin Yapay Zekâ Eğitiminde Kullanılması Telif İhlali midir?
Yapay Zeka Cahit Suluk - 14.03.2026 [email protected]Yapay zekâ (YZ) ve telif hakları gerilimi üç boyutuyla öne çıkıyor:
Bu yazıda girdi ayağı üzerinde duracağım; diğerleri başka yazıların konusu. (Yazı 2 & Yazı 3)
YZ’leri boş birer kap olarak düşünebiliriz. Bir YZ sistemi, kendi başına hiçbir şey bilmez. Öğrenmesi için ona örnekler verilmelidir. Bu örnekler topluluğuna eğitim verisi veya veri seti (dataset) denir. Örneğin bir YZ’ye şiir yazdırmak istiyorsanız binlerce, belki de milyonlarca şiirle onu eğitmelisiniz, beslemelisiniz. YZ, metin ve veri madenciliği yaparak esas olarak internetten veri toplamak (web scraping) suretiyle beslenir.
Veri madenciliği (data mining), çok büyük miktarda bilginin analiz edilmesini ifade eder. YZ sistemleri de tam olarak bunu, hatta bundan fazlasını yapar: Taranan bilgilerden örüntü çıkartır, öğrenir ve verileri taklit ederek yeniden üretir.
Eğitim verileri çok geniş yelpazeden seçilebilir:
Bu sayımdan da anlaşılacağı üzere, içeriklerin çoğu aslında telif hakkıyla korunan eserler ile bağlantılı hak konularıdır.
Input ayağında telif hukukçularını meşgul eden sorun şudur: YZ teknolojilerinin iyi sonuç vermesi için “veri” olmazsa olmazdır. Nasıl ki yakıtı olmayan bir otomobil çalışmaz ve kendinden beklenen yürüme işlevini yerine getiremezse, veri olmadan YZ de işini yapamaz. Veri, YZ’nin petrolüdür/yakıtıdır/enerjisidir. İhtiyaç duyulan veri miktarı ise inanılmaz boyutlarda olup ne kadar nitelikli ve fazla veri olursa YZ teknolojisinden o kadar iyi sonuç alınır.
Şimdi kritik soruya geldik: YZ’nin eğitiminde bu içeriklerin tümü serbestçe kullanılabilir mi? Telif sistemi, bir eserin izinsiz çoğaltılmasını veya kullanılmasını yasaklar. Acaba YZ, bir eseri kelimesi kelimesine kopyalamadan, ama ondan “beslenerek” bir şey üretirse, bu da ihlal midir? Trilyon dolarlık bu soruların cevabı dünya genelinde henüz kesin olarak verilmiş değil.
Tespit edebildiğimiz kadarıyla dünya genelinde input/girdiyle ilgili iki ülke aksiyon aldı: Japonya ve Singapur. AB’nin metin ve veri madenciliğine ilişkin sınırlı düzenlemeleri ise konuyu köşelemekten uzak duruyor. Ama bu düzenlemeler ışığında AB’nin YZ dostu yaklaşımının şekillenmeye başladığını da söyleyebiliriz.
Belirtelim ki YZ teknolojilerindeki hızlı ilerleme nedeniyle konu ele avuca sığmıyor. Bunu dikkate alan diğer yasa koyucular, hatalı bir düzenlemeden kaçınmak için âdeta “bekle gör” politikası izliyor.
***
Klasik telif yaklaşımında telifli içeriğin kullanılmasına sınırlı da olsa izin verilir. Düşünce ve ifade özgürlüğü ve kamu menfaati bunu gerekli kılar. Örneğin,
Bu serbest kullanımlar, Anglo-Sakson hukukunda “fair use” (ABD-adil kullanım) ya da “fair dealing” (UK-dürüst kullanım) olarak adlandırılır. Ancak kıta Avrupası hukukunda -özellikle AB hukukunda- Anglo-Sakson sisteminde görülen geniş kapsamlı “fair use” anlayışı yerine daha katı bir “istisna ve sınırlama” rejimi benimsenmiştir. Bu sistemde, hangi durumlarda istisnanın uygulanabileceği tek tek sayılmıştır. Ülkemizde de AB hukukuna paralel bir yaklaşım izlenmektedir.
Tam bu noktada şu sorular gündeme gelir: YZ eğitilirken yapılan bu tür kullanımlar gerçekten “adil” veya “dürüst” sayılabilir mi? Örneğin, bir şirketin kâr amacıyla geliştirdiği YZ sistemine milyonlarca şiir ya da çizim yüklemesi adil kullanım mıdır? Kullanıcının, üniversite ve araştırma kurumu gibi ticari amaç gütmeyen bir kuruluş olması yanıtı değiştirir mi? Yoğun tartışmalara yol açan bu sorulara dünya çapında cevaplar aranıyor.
Input ayağında yasal düzenlemelerdeki kısırlık karşısında doktrinde fantezi düzeyinde tartışmalar yaşanıyor. Bu tartışmalar çok yönlü olup içerik üretenlerin (telif sahiplerinin) menfaatlerini önceleyenler olduğu gibi inovasyonu teşvik adı altında YZ teknolojilerinin önünün açılmasını savunanlar da var. Bu tartışma o kadar keskindir ki ABD Telif Bürosu başkanının telif sahipleri lehine açıklamaları onu koltuğundan etti.
Adil kullanımı beğenmediyseniz Non-Enjoyment Principle’ı verelim.
Bu süreçte Japonya adeta hukukta buluş yaptı ve non-enjoyment principle adı altında telif haklarına bir istisna getirdi. Bu prensibe göre esere insan maruz kalmıyorsa, ondan haz almıyorsa; eserler sadece makinelerde kullanılıyorsa telif koruması devreye girmez.
İçtihadın ise Japonya’nın ortaya attığı ve YZ dostu non-enjoyment principle yönünde şekillenme olasılığı yüksektir. Hamburg mahkemesinin Eylül 2024 tarihinde verdiği karar bu yönde olup eser mahiyetindeki fotoğrafların YZ’nin eğitiminde kullanılmasının telif ihlali olmadığı yönündedir. Fakat Münih Bölge Mahkemesi Kasım 2025 tarihinde aksi yönde karar verdi. Yine Thomson Reuters v. Ross Intelligence davasında ABD mahkemesi, iki şirketin birbirinden yaptığı kopyalamada Şubat 2025 tarihinde ihlal sonucuna vardı. İlgili çevreler, asıl New York Times’ın, içeriklerinin izinsiz kopyalanarak işlendiği ve haberlerinin çarpıtıldığı gerekçeleriyle Open AI’ye karşı açtığı davanın sonucunu bekliyor. Belirtelim ki bu konuda dünyanın değişik yerlerinde hemen her gün yeni dava haberleri geliyor. Konu henüz durulmadı, bulanıklık sürüyor.
Süreç Nerede Dengelenecek?
Peki, input ayağında YZ teknolojisinin yakıtı durumundaki telifli içerik ücretli mi ücretsiz mi olacak? Japon ve Singapur düzenlemeleri bir tarafa bırakılırsa, yasa koyucular trilyon dolarlık bu soruyu şimdilik cevaplamaktan kaçınıyor. Japon ve Singapur düzenlemeleri ile Hamburg mahkemesinin kararı ücretsiz olacağı yönünde ip uçları vermeye başladı. Öngörümüz de bu yönde (elbette git-geller olacak, olmaya başladı bile). Çünkü tartışmanın tarafı YZ şirketleri “dev” ise diğer tarafı oluşturan telif sahipleri “pire”. Kanaatimce YZ telif imtihanını geçecektir. Tümüyle hasarsız atlatamasa bile maliyet pahalıya patlamayacaktır.
Dijitalleşme-yapay zeka ve telif üçgeninde fazla bilgi için bkz: Link