


Yapay Zekâ ve Telif İlişkisi -III- Yapay Zekânın Telif İhlalleri ve Sorumluluk
Yapay Zeka Cahit Suluk - 16.03.2026 [email protected]Üretken YZ’ler yaratıcı ürünler ortaya koyabilir. Fakat orijinal/özgün gibi görünen çıktıların arkasında aslında telifli içerikler vardır. Yani YZ’ler aslında insanlık mirası üzerine konar.
YZ sistemleri, zaman zaman farkında olmadan (veya bilerek) mevcut eserleri kopyalayabilir ya da onların tarzını, yöntemini veya üslubunu birebir taklit edebilir. Bir yazarın roman karakterlerini ve hikâye kurgusunu modelleyen YZ, telifli içerikle oldukça benzer öyküler üretebilir. Diyelim ki Midjourney adlı görsel üreten YZ, belirli sanatçıların üslubunu kullanarak yeni resimler oluşturabilir. Yine bir YZ, popüler filmlerden sahneleri veya diyalogları örnek alarak kısa animasyonlar veya film klipleri hazırlayabilir. Ses taklidi yapabilen YZ’ler de bir şarkıcının vokal tarzını ve tonlamasını kopyalayarak yeni kayıtlar üretebilir…
Telif hukukunda tarz, metot/yöntem koruma altında olmasa bile üslup/ifade biçimi korunur. Dolayısıyla bu tür durumlarda telif ihlali gündeme gelir. Ancak ihlalin tespiti, özellikle YZ’nin nasıl çalıştığı şeffaf değilse çok zorlaşır, bazen de imkansızlaşır. O nedenle bugünlerde konuyla ilgili hemen her aktörün gündeminde YZ’lerin şeffaflığı vardır.
***
Peki, YZ bir ihlal yaparsa, sorumlu kim olacak?
- Sistemi geliştiren teknoloji şirketi mi?
- Sistemi kullanan kişi mi?
- Yazılımın kendisi mi?
Sondan başlarsak bugünkü hukuk sistemlerinde yazılım sorumlu tutulamaz. Dijital kişilik ve kölelik benzeri kişilik tanıma gibi fantezik tartışmalar olsa da (Suudi Arabistan’ın Robot Sophia’ya verdiği vatandaşlık veya Arnavutluk’un Diella’yı bakan yapması gibi uç örnekler bir tarafa bırakılırsa) en azından şimdilik YZ’lerin kişiliği yoktur. Oysa hukuk düzeninde süjelerin kişiliği vardır. Bu nedenle çoğu zaman geriye iki seçenek kalır: ya YZ’yi geliştiren şirket veya sistemi kullanan kişi ya da ikisi birden sorumludur. Ancak şirketler çoğunlukla sorumluluğu, karınca duasına benzer uzun kullanım sözleşmeleriyle (genel işlem şartlarıyla) kullanıcıya atarak kendilerini güvenceye almaya çalışırlar. Bu da kullanıcı açısından ciddi riskler yaratabilir. Diğer yandan YZ şirketinin genel işlem şartlarıyla sorumluluğu tümüyle üzerinden attığı da söylenemez. Çünkü bunlar hukuk düzenleri tarafından geçersiz kabul edilebilir.
YZ ile içerik üreten kişi, o içeriği herhangi bir mecrada kullandığında aslında farkında olmadan başkasının eserini ihlal edebilir. Diyelim ki bir yazar, ChatGPT ile hazırladığı yazıyı kitabında yayınlar. Yazı, aslında başka bir metinden izinsiz şekilde türetilmiştir. Bir grafik tasarımcı, YZ ile hazırladığı bir görseli ticari olarak kullanır. Ancak görsel, telifli bir çizime çok benziyordur. Bir doktora öğrencisi tezini hazırlarken YZ’den yardım alır, fakat YZ’nin önerileri aslında başka bir tez, kitap veya makalede geçiyordur.
Bu durumlarda kullanıcı, eserin özgünlüğünden emin olamadığı hâlde onu kullanmış olur. Hukuken bunlar ihlal (ve/veya etik ihlali) olarak değerlendirilebilir. Normalde telif hukukunda çifte yaratım kuralı geçerlidir. Buna göre bir insan, daha öncekilere çok benzeyen eserler üretebilir ve bu durum ihlal olmadığı gibi üretilen yeni eserler de koruma altındadır. Yeter ki öncekinden kopya olmasın. Fakat YZ çıktılarında durum farklıdır; burada bir kopyalama vardır. Bilmeden ihlal etmek de ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Telif hukuku açısından YZ hem üretim hem sorumluluk anlamında birçok yeni gri alan yaratıyor. YZ sistemleri genellikle kara kutu gibi çalışır. Yani bir içerik nasıl üretildi, hangi verilerden beslendi, kullanıcı üretim sürecine ne kadar katkı verdi gibi sorulara net yanıt verilemez. Bu da telif hakkı ihlali iddialarında şu tür sorunlara yol açar:
Bu belirsizlik, hem hak sahiplerini hem kullanıcıları hem de hukukçuları zor durumda bırakır. YZ şirketleri, sorumluluktan kaçınmak için ticari sır kavramının ardına gizlenmeye çalışmaktadır. Gelecekte YZ’nin daha şeffaf ve izlenebilir hâle getirilmesi için teknik ve hukuki çözümlerin geliştirilmesi kaçınılmaz görünmektedir. Nitekim AB, YZ Kanununda (AIA) şeffaflık yükümlülüğü getirilmiştir.
Dijitalleşme-yapay zeka ve telif üçgeninde fazla bilgi için bkz: Link