


Nasrettin Hoca ve Karakaçan ile Fikri Mülkiyet Söyleşileri - 3 Dünyada Yerli Patent Başvuruları Birincisi ile Onuncusu Arasındaki Fark: 1.661.997
Patent Zeynep Bahadır Dalkıran - 25.02.2026 [email protected]NASRETTİN HOCA | Eveeet Karakaçan… bir çay molasından sonra sohbetimize devam… Nerede kalmıştık? |
KARAKAÇAN | Hocam geçenlerde birkaç yerde “Yerli patent başvurularında dünyada 10. ülkeyiz” başlıklı ve “Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünün (WIPO) yayımladığı Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri 2025 Raporu'na göre Türkiye, 2024'te 10 bin 4 yerli patent başvurusuyla dünya sıralamasında 12'den 10'uncu sıraya yükseldi.” içerikli haberlere rastladım. Çay molası öncesi görüşmemizde, “YERLİ PATENT”, “YERLEŞİK PATENT”, “YERLEŞİK OLMAYAN PATENT” gibi kavramlar hakkında kafamın karıştığını ve hukuken ne anlama geldiğini merak ettiğimi söylemiştim ve sen de bilgilerini paylaşmıştın. (Bkz.) Şimdi Hocam, bu haberlere bakınca ülkemiz adına çok sevindim, 10.004 yerleşik (resident) patent başvurusu ve dünyada 10 uncu olmak, bu harika dedim.... Sonra, 1 inci ülkenin kim olduğunu ve kaç tane yerleşik patent başvurusu yapıldığını görmek için rapora baktım. Hocam gözlerime inanamadım. Çin’de bizimkinden 1.661.997 adet fazla toplam 1.672.001 adet yerli patent başvurusu yapılmış. Raporu incelemeye devam ettim. Ülkemizden yurt dışındaki patent ofislerine 2024 yılında toplam 1040 adet patent başvurusu olurken, Çin’den yapılan yurt dışı patent başvurularının sayısı 124.729 adet olmuş. Bir parametreyi daha merak ettim. Ülkemizde yapılan yerleşik olmayan (non-resident) patent başvurusu 2024 yılı için 347 adet iken, Çin’de yapılan yerleşik olmayan patent başvurusu 156.053 adet. Milyon kişi başına yerleşik başvuru sayısı ise ülkemizde 123 adet ve 23üncü sıradayız. 1inci sıradaki Kore Cumhuriyeti’nde bu sayı 3783 adet, bu parametrede 4üncü sırada olan Çin’de bu sayı 1187 adet. Hocam bizim rakamları diğer ülkelerle karşılaştırınca sevincim kursağımda kaldı. Bu rakamları nasıl yorumlamalıyız? |
NASRETTİN HOCA | Öncelikle WIPO raporundaki verileri paylaşırken, medyanın yaptığı yanlışı yapmadın ve “yerli patent başvurusu” yerine “yerleşik patent başvurusu” ifadesini doğru olarak kullandın. Çünkü her “yerleşik” patent başvurusunun doğrudan ve otomatik olarak “yerli” başvuru olarak kabul edilemeyeceğini sana açıklamıştım. Önceki sohbetimiz demek ki sen de bir iz bırakmış. Buna sevindim. Şimdi gelelim bu istatistik verilerini nasıl yorumlayacağımıza ya da yorumlayamayacağımıza…. Açıkçası Karakaçan, bu istatistik verileri durumu gösterir ama nedeni tek başına ispatlamaz. Örneğin sen “Yerli patent başvurularında dünyada 10. ülkeyiz” haberine sevinmeden önce bu haberi nasıl algılayıp, yorumlamıştın? |
KARAKAÇAN | Ne bileyim hocam, “yerli!” patent başvurularının sayısını ve dünyada 10. olduğumuzu görünce sevindim işte. O anda nasıl algılayıp, yorumladığımı hatırlamıyorum. Galiba ülkemizde patent kültürünün arttığını, teknolojinin geliştiğini, AR-GE’nin güçlendiğini, sanayi-üniversite iş birliğinin geliştiğini ve böylece 2024 yılında yapılan 10.004 adet yerleşik patent başvurusu haberi ile bir anda bilimsel, teknolojik ve ekonomik sıçrama yapacağımızı zannettim. |
NASRETTİN HOCA | Evet Karakaçan. Bazen bir kelime çok şey zannettirebiliyor… Bazı hormonlu ve GDO’lu algı ve yorumlar, organiklere göre bazen çok cezbedici olabiliyor. Ülkemizde yerleşik başvuru sayısının 10.004 olması tabii ki güzel bir gelişme. Bununla birlikte ülkemizden sadece 1040 patent başvurusunun yurt dışında yapılması, biraz düşündürücü. Yani sadece 1040 patent başvuru sahibi, buluşuna ve buluşunun patentlenebileceğine ve yurt dışında ticarileşebileceğine, pazara girebileceğine güvenerek ve görece olarak yerleşik başvuruların maliyetinden daha fazla maliyete katlanarak yurt dışı patent başvurusu tercihi yapıyor. Aklıma hızlıca gelen sorularımı seninle paylaşayım ki konuyu birlikte evire çevire düşünelim:
|
KARAKAÇAN | Hocam sen bir buluş ve/veya patent başvuru sahibi olsan inceleme raporu için hangi kriterleri dikkate alırdın? Hangi ofisi seçerdin? |
NASRETTİN HOCA | Bunu soyut / teorik olarak söyleyemem. Somut buluşa ve buluş için patent başvurusu yaptığım dönemdeki hedeflerime, önceliklerime ve ticarileşme stratejime göre inceleme ofisi seçimim değişirdi. Kendime sorardım: Ofisten beklentim nedir? Güçlü teknik bir filtre mi istiyorum? Hızlı ve düşük maliyetli bir inceleme süreci mi istiyorum? Yatırımcılar hangi ofislerin raporlarına güveniyor? Zayıf bir filtreden kolaylıkla geçirdiğim çok sayıda patentte sahip olmak mı benim için stratejik? |
KARAKAÇAN | Hocam sürekli sorular soruyorsun… Oysaki ben senden konuşmanın başında bahsettiğim istatistikleri yorumlamanı rica etmiştim. Bu istatistikleri nasıl anlamalıyız? |
NASRETTİN HOCA | İstatistik verileri tek başına rakam olarak değil, bağlamı içinde ve karşılaştırmalı şekilde yorumlanmalıdır. Verilerdeki iç görüleri bulmak için istatiksel analiz, her ne kadar güçlü bir teknik ise de ben bir veri ya da istatistik uzmanı değilim Karakaçan. Ayrıca kaliteli / nitelikli içerik odaklı bir fikri ve sınai mülkiyet hukukçusu olarak kalite / nitelik ölçmeyen soyut sayıları yorumlayacak ilgi, bilgi ve deneyime de sahip değilim. Bana göre ülkemizde dünyayı değiştirecek / insanlığa dönüşümsel katkı sağlayacak patentlenebilir bir buluş için yapılmış tek bir yerleşik patent başvurusu, ölü doğmuş patent başvurularından (patent alma kriterlerini taşımayan) ve/veya patent belgesi almaya hak kazanıp, koruma süresi boyunca ticarileşemediği için çoklu organ yetmezliğinden ölen patentlerden çok daha değerli ve anlamlıdır. Ayrıca patent alma kriterlerini taşımayan patent başvurularının sayısının niteliksiz bir şekilde sayısal olarak artması, bir yandan ofisin üzerinde çok ciddi bir iş yükü ve mali yük yaratırken, artan nicelik eğer ofisin doğru ve kredibilitesi yüksek iş üretim kalitesini olumsuz yönde etkiliyorsa, patent başvuru sayılarındaki artışla övünmek uzun vadede ülkemize fayda yerine zarar getirebilir mi diye de düşünmüyor değilim. |
KARAKAÇAN | Hocam eskiden de bazı fıkralarındaki sözlerinin derinliğini anlamakta zorlanırdım. Romantik kalbim “Yerli patent başvurularında dünyada 10. ülkeyiz. Yerli patent artış hızında dünyanın en hızlı yükselen ilk üç ülkesi arasındayız” haberine sevinmek ve bu haberle mutlu olmak istiyor. Gerçekçi aklım ise, konuya bakış açını sindirmek için bir maden suyu içmek istiyor. Hocam, her zamanki gibi yine bakış açımı zenginleştirdin, bu verimli sohbet için çok teşekkürler. |
NASRETTİN HOCA | Asıl ben sana teşekkür ederim Karakaçan. Seninle evire çevire düşünme sohbetleri yapmak bana da iyi geliyor… Bir sonraki sohbette görüşmek üzere… |