Nasrettin Hoca ve Karakaçan ile Fikri Mülkiyet Söyleşileri - 2 Yerli / Yabancı / Yerleşik / Yerleşik Olmayan Patent! Hukuk Müziğinde Kavramlarla Dans!

Patent Zeynep Bahadır Dalkıran - 16.02.2026 [email protected]

NASRETTİN HOCA


Hoş geldin Karakaçan “FİKRİ MÜLKİYET SÖYLEŞİLERİ” yapalım dedin… Bkz.: Söyleşi - 1

Bir süredir senden hiç ses çıkmadı… buluşmayı bekliyordum. 


KARAKAÇAN          


Çok haklısın Hocam… kusura bakma, ilk söyleşimizden sonra ağır bir grip geçirdim… kendimi ancak toparlayabiliyorum… 

 

NASRETTİN HOCA


Çok geçmiş olsun Karakakaçan. Bugün hangi farkındalık konusuna odaklanmak istersin? 


KARAKAÇAN


Hocam, bu kez benim bazı kavramlarda kafam karıştı. “Yerli patent”, “Yabancı buluş” gibi kavramlara medyada rastlıyorum. Sınai Mülkiyet İstatistiklerinde de “Yerleşik / yerleşik olmayan patent” gibi kavramlara rastlıyorum. Bunların fikri ve sınai mülkiyet hukukunda ne anlama geldiğini ve ilgili mevzuatta nasıl tanımlandıklarını merak ettim. Ancak bu kavramların mevzuatta açıkça tanımını bulamadım. 


SMK m. 3/1-(a) ve (b) de Kanun’un korumasından yararlanacak kişiler arasında “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları” ve “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler” den bahsediliyor. “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları” ifadesini “YERLİ” kavramı içinde anlamak kolay gibi görünüyor da örneğin Türkiye’de %100 yabancı sermaye ile kurulmuş bir şirket, Türkiye’de patent başvurusu yaptığında “YERLİ” olarak mı anlamalıyız? %100 yabancı sermayeli bir şirketin Türkiye’de yerleşik olması veya sınai ya da ticari faaliyette bulunması YERLEŞİK kavramı içine yerleştirilebilirse de benim mantığım “YERLİ” kavramı içine yerleştiremiyor. Böyle bir başvurunun YABANCI kabul edilmesi gerekirmiş gibi geliyor. 


TÜRKPATENT “yerleşik” (resident) ve “yerleşik olmayan” (non-resident) istatistikleri için nasıl bir yöntem kullanıyor? Patent başvurusu yapılırken, tüzel kişilerin sermaye ya da buluşa katkı yapan girdilerin yapısı ve oranı başvuru yapanlara soruluyor mu? Yoksa tüzel kişinin yerleşim yeri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ise, sermaye ve diğer girdi oranları %100 yabancı dahi olsa otomatik olarak “YERLEŞİK” mi kabul ediliyor?


Kısacası Hocam, arama motorları ve/veya YZ Sohbet uygulamalarında aradığım yanıtları bulamadım… Bulduğum bazı yanıtlardan da emin olamadım. Bu nedenle sana sormak istedim. Bu konuda farkındalığımı aydınlatmaya katkı sağlayabilir misin? 

 

NASRETTİN HOCA


Sevgili Karakaçan, bu konu ile ilgili bildiklerimi ya da biliyorum zannettiklerimi seninle paylaşacağım. Ondan önce ben de sana bir şey sormak istiyorum. Benimle ilgili geçmiş ortak anılarımızdan şimdi ilk aklına geleni anlatır mısın?


KARAKAÇAN


Şimdi hemen aklıma gelen ve benim için anlamlı bir anıyı anlatayım o halde


Hocam bir gün köylüler sana sordular: -Hocam sen evliya mısın?

Sen de şöyle cevap vermiştin: -Evet, ben evliyayım. İsterseniz şu karşıdaki ağacı çağırayım yanıma gelsin?


Sonra köylüler ile aşağıdaki konuşmayı yapmıştın:

Köylüler şaşkınlıkla:

-Tamam hocam, çağır da görelim.

Sen ağaca “gel bana” dedin. Hareket yok. Tekrar seslendin, yine hareket yok.

Üçüncüde de ağaç yerinde oynamadı.

Köylüler:

-Hayırdır Hocam gelmedi.

Sen gayet sakin:

-“O gelmezse biz gideriz, evliyada kibir olmaz.” demiştin. 


Hocam, durduk yerde söyleşinin ortasında niçin geçmişten bir anı anlatmamı istedin?


NASRETTİN HOCA


Ahh Karakaçan, beni unuttun mu? Geçmişte de bazen hazır cevaptım, bazen hazır olmayan cevaptım. Bazen cevap vermeden önce bilgi sütümü zihnimin yayığında çalkalar, çalkalar... bilgi sütümdeki suyu bir kenara ayırır ve bilginin tereyağını anlatırım. Bazen de süt bilgi anlatırım ki, dinleyenler / okuyanlar kendi zihin yayıklarında kendi çalkalama, evire çevire düşünme becerilerini kullanarak su ve tereyağını ayırabilsinler. İnternet ve YZ ise bize çoğu zaman ekstra sulandırılmış süt ya da sütlü su ve bazen de tereyağı veriyor. Bu sohbette bilgimi çalkalamak için zaman kazanmak istedim. Bu nedenle sordum geçmiş anıyı.


Gelelim bu söyleşi konumuza… Evet ilgili mevzuatta hatırladığım kadarıyla bu kavramların genel hukuki tanımları bulunmuyor. 


Medyada gördüğün “YERLİ” ifadesinin ortalama halk bilinci ile algılanması ve ifade edilmesi ile WIPO/TÜRKPATENT istatistiklerinde gördüğün “YERLEŞİK” ifadesinin anlamı bazen hukuken örtüşmüyor. Bazen de tam örtüşmese de birbirine yakın anlamda kullanılabiliyor. 


“YERLİ” kavramının kapsamlı açıklamasını yapan güncel yasal düzenleme için “Yerli Malı Tebliği (SGM-2024/10)”ne (RG: 25.01.2025 Sayı: 32793) bakabilirsin Karakaçan. Bu Tebliğ, 04.012002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 63üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine dayanılarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanmıştır ve 2014 yılında çıkarılan “Yerli Malı Tebliği (SGM 2014/35)” (RG: 13.09.2014 Sayı: 29118) ise yürürlükten kaldırılmıştır. Kamu İhale Kanunu m. 4 hükmü “YERLİ İSTEKLİ” kavramını Kanun’un uygulaması bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler ile Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişilikler olarak tanımlamaktadır. 


“Yerli Malı Tebliği” m. 3/1-n hükmü gereği Tebliğe ilişkin uygulama usul ve esaslarının hazırlanması için TOBB ve TESK görevlendirilmiş olup, her iki Kurum tarafından hazırlanmış Uygulama Usul ve Esasları 01.01.2026 tarihi ve sonrası için başvurusu yapılan “Yerli Malı Belgeleri” için geçerli olacaktır. (Bkz.)


TOBB ve TESK tarafından hazırlanmış, yöntemsel ve kavramsal içerikleri aynı olan Uygulama Usul ve Esasları m. 6/a “Fikri ve sınai mülkiyet haklarının ilk tescilinin ülkemizde yerleşik bir firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılmış olması koşuluyla ürünün doğrudan üretimi ile ilgili olarak temin edilen patent, faydalı model, endüstriyel tasarım ve markaya ait giderler (Tescile ilişkin kayıtların, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından doğrulanabilir belgelerle ibrazı esastır.) Yerli Katkı Oranı hesaplamasına %100 yerli girdi olarak dahil edilir.” Hükmünde de fikri ve sınai mülkiyet haklarını da ilgilendiren “YERLEŞİK”, “YERLİ KATKI ORANI” ve “YERLİ GİRDİ” kavramları ile karşılaşıyoruz. Bu kısma kadar anlattıklarım, aslında Kamu İhale Mevzuatı kapsamındaki kavramlardır. Bir ürün için “YERLİ” kavramı, ortalama halk bilinci ile rastgele, hukuki ve teknik bağlamından kopuk olarak kullanılmamalıdır. Böyle kullanıldığı için senin kafan karışıyor, haklısın. Bir ürünün “Yerli Katkı Oranı” hesabı ancak yine ilgili mevzuata göre nitelikleri belirlenmiş teknik uzmanlar tarafından yapılabilecektir. 


WIPO veri istatistikleri açısından ise “Yerleşik olmayan başvuru”, “başka bir ülkede/yargı bölgesinde ikamet eden bir başvuru sahibi tarafından belirli bir ülkenin/yargı bölgesinin patent ofisine yapılan başvuru” olarak ve “Yerleşik başvuru”, “Bir fikri mülkiyet ofisine, o ofisin yargı yetkisine sahip olduğu ülkede/bölgede ikamet eden bir başvuru sahibi tarafından yapılan başvuru” olarak ifade edilmektedir (Bkz.). Yerleşik ve Yerleşik olmayan kavramları, istatistik amacıyla kullanılmaktadır.



KARAKAÇAN


Hocam, peki sence bu “yerleşik/yerleşik olmayan başvuru” istatistik sonuçlarının özellikle patent başvuruları açısından anlamlı etki ve sonuçları var mıdır?



NASRETTİN HOCA


Sevgili Karakaçan, senin bu sorun çok yönlü sohbete değer bir konu… O halde şimdi bir çay molası verelim ve bunu mola sonrası söyleşimize bırakalım derim. Uygun mudur?



KARAKAÇAN


Uygundur hocam.