


Çevrimdışı Yayınlarda (Offline Streaming) Özel Kopyalama İstisnası: ABAD C-496/24 Kararı
Telif Ayça Feyza Göktürk Yügrük - 17.08.2026 [email protected]Bir diziyi uçakta izlemek için bölümleri Netflix üzerinden kaydetmek, dizinin kopyasını oluşturmak gibi düşünülebilir. Ancak gerçekte durum böyle midir?
Eserlerin kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanılmak üzere çoğaltılması mümkündür (FSEK m. 38). Bunun için çoğaltma eylemi, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmaksızın zarar vermemeli ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olmamalıdır. Eser sahibinin çoğaltma hakkına sınırlama getiren kişisel kullanım istisnası, çeşitli uluslararası anlaşmalarda düzenlenmiş ve üye ülkeler tarafından kabul edilerek ulusal mevzuatlarda da kendine yer bulmuştur. Ortada bir serbesti olsa dahi kişisel kopyalamalar hak sahibinin telif gelirlerinden belirli ölçüde mahrum kalmasına yol açtığından özel kopyalama harcı öngörülmüştür. Harç kapsamında, eserlerin çoğaltılması ve kaydedilmesine yarayan cihazları üreten ve ithal edenlerden bir pay kesilmekte ve hak sahiplerine dağıtılmaktadır.
Bu noktada “cihaz”lar üzerinden düşünülen özel kopyalama harcı, günümüz şartları için yeniden ele alınmalıdır. Zira artık içerikler CD, DVD gibi klasik anlamda taşınabilir bellekler yerine bulut depolama servislerinde de saklanabiliyor. Dolayısıyla “özel kopyalama”nın yalnızca fiziksel cihazlara indirgenmesi, düzenlemeleri yetersiz kılabilmektedir (Link: Private Copying Global Study 2026). Tıpkı bulut depolamadaki gibi streaming aboneliklerinde dinleme/izleme amaçlı yapılan indirme ve çoğaltmalar da şahsi kullanım ve özel kopyalama harcı kapsamında tartışılan konulardan bir tanesi. Müzik veya sinema eserlerine erişim söz konusu olduğunda Youtube, Spotify, Netflix, HBO Max gibi platformlar, abonelerine çeşitli özellik ve hizmetler sunar. Örneğin bir Spotify aboneliği bulunuyorsa platform, kullanıcılarına istediği müzik eserini kaydetme ve internetin olmadığı veya çekmediği hallerde esere erişebilme hizmeti sunar.
Birçok kişi platformlardaki “çevrimdışı kaydet/indir” tuşlarına bastığında müziğin veya filmin indirilmiş bir dosya gibi cihazında olduğunu düşünür. Fakat durum gerçekten böyle midir? Acaba abonelikler kapsamında gerçekleşen, internet bağlantısı olmaksızın yani çevrimdışı indirmeler/kopyalar özel kopyalama olarak nitelendirilecek midir ve bu eylem bakımından özel kopyalama harcı söz konusu olacak mıdır? ABAD, 16 Nisan 2026 tarihinde konuya dair bir karar verdi (Link: C-496/24).
Karara konu olayda davacılar SdT ve SONT, davalılar HP ve Dell’den çevrimdışı yayın kopyaları için özel kopyalama harcı talep etmiştir. HP ve Dell talebi kabul etmeyerek uyuşmazlığı mahkemeye taşımıştır. Hollanda Yüksek Mahkemesi, çevrimdışı kopya oluşturulduğunda sırasıyla aşağıdaki aşamalardan geçildiğini ifade etmiştir:

Bu açıklamalardan sonra mahkeme, ön karar için ABAD’a bazı sorular yöneltmiştir. Divan, 2001/29/EC sayılı AB Direktifi m. 5(2)(b) ve m. 5(5) hükümlerini birlikte yorumlamış, değerlendirmesini Direktif’in 2, 3, 5 ve 6. maddelerine dayandırmıştır.
“5.2. Üye Devletler, 2. maddede düzenlenen çoğaltma hakkına aşağıdaki durumlarda istisna veya sınırlamalar öngörebilir:
(b) Bir gerçek kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak ticari amaç taşımayan, yalnızca kişisel kullanım amacıyla herhangi bir ortam üzerinde gerçekleştirilen çoğaltmalar bakımından; bu istisnanın uygulanabilmesi için hak sahiplerine, ilgili eser veya diğer koruma konusu bakımından 6. maddede öngörülen teknolojik önlemlerin uygulanıp uygulanmadığını dikkate alan adil bir bedel (fair compensation) ödenmesi şarttır.”
Buna göre, Direktif m. 5(2)(b)’de belirtilen özel kopyalama istisnasının kapsamı, Direktif m. 3 anlamında umuma iletme kapsamına giren eylemler hariç olmak üzere yalnızca çoğaltma eylemleriyle sınırlıdır. Dolayısıyla kararda çevrimdışı kopyanın çoğaltma olup olmadığı ve umuma iletim hakkı kapsamına girip girmediğini incelemiştir.
Umuma iletim için “iletim eylemi” ve “umum” şartları sağlanmalıdır. Somut olayda platform kullanıcısının cihazında, eserlerin bir kopyasının bulunması ile çevrimdışı yayın hizmeti gerçekleşmektedir. Bu hizmet, umuma açık şekilde kişilerin bireysel olarak seçtikleri bir yerde ve zamanda erişebilmeleri için bir grup aboneye sunulması anlamına gelir. Kullanıcı kopya talep etsin veya etmesin eser herkesçe erişilebilir bir platformda sunulmaktadır. Herhangi bir kişi bu tür yayın platformlarına abone olabilir ve çevrimdışı yayın için eş zamanlı erişim talep edebilir. Bu nedenle böylesi bir hizmet, 2001/29 sayılı Direktif m. 3(1) kapsamında, bir eserin umuma iletilmesi olarak kabul edilmelidir. Dolayısıyla eylem, çoğaltma olarak nitelendirilemez ve Direktif m. 5(2)(b)’de öngörülen özel kopyalamanın dışında kalır.
Bununla birlikte Divan şunu da belirtmiştir; eylem Direktifin 2. maddesi uyarınca çoğaltma eylemi olarak nitelendirilse dahi, adil bedelin gerçekten ödenmesi gerekip gerekmediğini belirlemek amacıyla m. 5(2)(b)’deki koşulların varlığı tespit etmelidir.
Direktif m. 5(2)(b) ile m. 6. birlikte değerlendirildiğinde anlaşıldığı üzere, özel bir kopyanın oluşturulması, kullanıcının eserin kopyasına sahip olmasını ve eser üzerinde kontrol sahibi olmasını gerektirir. Eğer telif hakkı sahibi şifreleme ve erişim kısıtlamaları gibi teknik önlemler aracılığıyla eser üzerindeki kontrolünü koruyarak herhangi bir serbest kullanımı engelliyorsa özel kopyalama istisnasının şartları oluşmayacaktır.
Somut olayda yayın hizmetinin kullanıcıları kopyanın kaynağına sahip değildir. Kullanıcılar söz konusu eserlere, çevrimdışı kopyalar şeklinde yani ancak bu eserler yayın hizmeti sağlayıcısı tarafından kopyalandıktan sonra erişirler. Ayrıca taşıma veya çoğaltma yapılamamaktadır. Bu sebeple kopyanın, m. 5(2)(b) kapsamında kullanıcı tarafından meydana getirildiği kabul edilemeyecektir. Kopyanın kaynağı gerçek kişi olan kullanıcıda değil, yayın hizmeti sağlayıcısındadır. Dolayısıyla hak sahibi kontrolü elinde bulundurduğundan, çevrimdışı kopyaların hak sahibinin izniyle oluşturulduğu ve herhangi bir zarar bulunmadığı varsayılmalıdır. Divan anılan gerekçelerle kişisel kullanım istisnasının yani özel kopyalama şartlarının oluşmadığına hükmetmiştir.
ABAD, sunulan çevrimdışı kopyalar bakımından cihaz üreticileri tarafından adil bedel ödenmesi talebini reddetmiş ve dijital kullanımlar özelinde kişisel kullanım istisnasının kapsamını netleştirmiştir.
Netice olarak, Netflix benzeri platformlardan yapılan çevrimdışı indirmeler aslında kişisel kullanım değildir, kişisel kopya da değildir. Zira kopyayı meydana getiren platformun kendisidir ve kontrolü elinde tutar, teknik olarak dosyayı saklar. Çevrimdışı yayın sağlayan platformlar, eserler üzerindeki kontrolü ellerinde tuttukları sürece bilgisayar, telefon gibi kopyalamanın yapılabileceği teknik cihazları üreten ve ithal eden kimseler özel kopyalama harcı ödemek zorunda kalmayacaktır. Eser sahiplerinin sağlayıcıyla yaptıkları lisans sözleşmeleri bu sonucu değiştirmemektedir.
Tüketim alışkanlıklarımız giderek dijital mecralara kayıyor. Geldiğimiz noktada, özel kopyalama harcı istisnasındaki fiziksel donanım odaklı bakış açısından sıyrılarak dijital ortamlardaki yeni nesil çoğaltma yöntemlerinin de göz ardı edilmemesi gerekmektedir. İlgili karar, konunun önemli bir örneğini teşkil etmektedir.