“OPENAI” AB Markası Olarak Tescil Edilebilir Mi? - ABAD T-555/25 Kararı

Marka Ayça Feyza Göktürk Yügrük - 03.08.2026 [email protected]

Birçok kişinin ChatGPT üzerinden tanıdığı OpenAI Inc, “OPENAI” işaretinin 9, 38, 42 ve 45. sınıflarda AB markası olarak tescili için Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) nezdinde başvuru yaptı fakat kısmen başarılı olabildi.

Ofis, 38. sınıf için başvuruyu kabul etmiş fakat kalan sınıflar bakımından red kararı vermiştir. Temyiz Kurulu ise bu kararı onaylamıştır. AB Genel Mahkemesi 15 Temmuz 2026 tarihinde, Temyiz Kurulu kararını haklı bularak işaretin tanımlayıcı olduğuna ve marka olarak tescil edilemeyeceğine karar vermiştir (Case T-555/25).  Uyuşmazlık, 2017/1001 sayılı AB Marka Tüzüğü m. 7(1)(b) ve m. 7(1)(c) özelinde incelenmiştir.

Temyiz Kurulu, m. 7(1)(c) kapsamında söz konusu mal ve hizmetlerin hem Avrupa Birliği'ndeki İngilizce konuşan genel kamuoyuna hem de profesyonel kamuoyuna yönelik olduğunu ve dikkat düzeyinin ortalama ile yüksek arasında değiştiğini tespit etti. Daha sonra ilgili kamuoyunun “açık”, yani “kapalı veya yasaklı olmayan, kullanılabilir, sınırlı olmayan, işe hazır, herkesin katılımına açık” anlamına gelen unsurları tanıyacağını ortaya koydu. “Artificial Intelligence” (Yapay Zekâ) ifadesinin kısaltması olan “AI”, 'insan zihninin çalışma şekline benzer şekilde makinelerin akıllıca çalışmasını sağlayan bir tür bilgisayar teknolojisi' anlamına gelmektedir. Temyiz Kurulu, bu iki unsurun, söz konusu mal ve hizmetlerin doğasını ve amacını bir bütün olarak tanımladığını, çünkü 9, 42 ve 45. sınıflardaki tüm mal ve hizmetlerin “OPENAI”ya yani “açık yapay zeka”ya dayalı olduğunu tespit etmiştir.

OpenAI Inc, EUIPO Beşinci Temyiz Kurulu’nun kararının iptalini talep etmiştir.

AB Genel Mahkemesi ilk olarak işaretin anlamı üzerinde bazı değerlendirmelerde bulundu;

Genel Mahkeme, Temyiz Kurulu’nun “open” kavramı için yaptığı tanımlamaları doğru bulmuştur. Buna göre terim, “kapalı veya yasaklı olmayan, kullanılabilir, sınırlı olmayan, işe hazır, herkesin katılımına açık” anlamındadır. Benzer şekilde “AI” ibaresi de “artificial intelligence” yani “yapay zekâ” kavramının kısaltmasıdır ve yaygın olarak bilinir. Başvuru sahibi, Temyiz Kurulu’nun “serbestçe erişilebilir” anlamından yola çıkarak “open” kelimesini tanımlamasını ve “open source (açık kaynak)” kavramıyla ilişkilendirmesini eleştirmiş, kavramın birçok anlamının bulunduğunu ileri sürmüştür. Fakat Genel Mahkeme, Temyiz Kurulu’nun değerlendirmesini doğru bulmuş, teknolojik terminolojide “open” kelimesinin open standards (açık standartlar), open source formats (açık kaynak formatları) veya accessible formats (erişilebilir formatlar) anlamında kullanıldığını ifade etmiştir. Ayrıca Genel Mahkeme’ye göre Temyiz Kurulu kavramın “AI” ile birlikte kullanıldığında “erişilebilir veya kısıtlanmamış yapay zekâ” anlamına geldiği yönünde haklı bir tespit yapmıştır. İçtihatlar uyarınca bir işaretin olası anlamlarından en az biri ilgili mal veya hizmetlerin bir özelliğini belirtiyorsa, tescil talebinin reddedilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla open kelimesinin birden fazla anlamı olsa dahi ilgili mal ve hizmetler bakımından “serbestçe ulaşılabilir, erişilebilir” olarak algılanacaktır.

Başvuru sahibinin, “open” ve “AI” kelimelerinin alışılmadık şekilde bir araya getirildiği ve sözlükte böyle bir kelime olmadığı, bunun yeni bir kelime olduğu yönündeki iddiaları da reddedilmiştir. Mahkeme, “OPENAI” ibaresinin sıfat+isim şeklindeki dizilimle İngilizce gramere uygun olduğuna, “open” ve “AI” kelimelerinin kolay şekilde tanınabilir olduğuna, ortalama tüketicide farklı bir izlenim oluşmayacağına, işaretin iki kelimenin toplamından daha fazlası olmadığına karar vermiştir. Ayrıca kelimeler arasında tire işareti (-) veya boşluk bulunmaması işaretin ayırt edici niteliğini artırmayacaktır. Tescilin m. 7(1)(c) uyarınca reddedilmesi için bir sözlükte yer alması veya günlük dilde kullanılması gerekmediğinden “OPENAI” ibaresinin sözlük anlamının olmaması önemsiz görülmüştür.

Genel Mahkeme daha sonra işaret ile mal veya hizmet arasındaki bağlantıyı değerlendirmiştir.

Buna göre 9, 42 ve 45. sınıftaki mal ve hizmetlerin ortak özelliği, hepsinin “serbest şekilde erişilebilir yapay zeka”ya dayalı olabilmesi veya yapay zekâ tarafından yönlendirilebilecek olmasıdır. Örneğin 9. sınıftaki akıllı bileklikler, yazılım uygulamaları; 42. sınıftaki veri güvenliği hizmetleri, bulut bilişim, yazılım sertifikasyonu; 45. sınıftaki kullanıcı kimliği doğrulama hizmetlerinde durum böyledir, hepsi yapay zekâ teknolojileriyle çalışabilir. Dolayısıyla işaretin anlamıyla ilgili mal ve hizmetler bakımından doğrudan ve özel bir bağlantı bulunur. Bu mal ve hizmetlerin birincil amacının serbestçe erişilebilir, açık yapay zekâ olması önemli değildir, önemli olan bu amaçla da kullanılabilecek olmasıdır. Dolayısıyla “OPENAI” işareti ilgili mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcıdır.

Başvuru sahibi “BABY-DRY” (C-383/99) ve “Windfinder” (T‑395/16, yayınlanmamış) kararlarına atıfta bulunmuşsa da Genel Mahkeme bahsi geçen kararlardaki mal ve hizmetlerin mevcut davadakinden farklı olduğunu ifade etmiştir. Nitekim BABY-DRY kararında ilgili mallar kâğıt veya selülozdan yapılmış tek kullanımlık bebek bezleri ve kumaştan yapılmış bebek bezleridir. Baby ve dry kelimelerinin yan yana gelmesi alışılmadıktır ve İngilizce’de bilinen bir kullanım değildir. Windfinder kararında ise ilgili hizmetlerde amaç spor hakkında bilgi sağlamak olup işaretin anlamındaki gibi “rüzgarı bulmak” değildir. Dolayısıyla “rüzgâr bulan” anlamında gelen windfinder kelimesi, mal ve hizmetler ile ilgili olmayıp tanımlayıcı değildir. Bu sebeple anılan kararlar mevcut davaya uygulanmamıştır.

Son olarak başvuru sahibi işaretin Birleşik Krallık ve Singapur’un da yer aldığı 30’dan fazla ülkede marka olarak tescilli olduğunu ileri sürmüştür. Bu markaya benzer başvurular da daha önce EUIPO nezdinde tescil edilmiştir. Şimdi bu uygulamadan sapılması eşit muamele ilkesini ihlal edecektir.

Genel Mahkeme, bir işaretin AB markası olarak tescilinin yalnızca AB kurallarına göre değerlendirileceğinin altını çizmiş ve EUIPO’nun, üye ülkelerden birinde veya farklı bir ülkede verilen marka tescil kararlarıyla bağlı olmadığını vurgulamıştır. Elbette ki EUIPO, başvuruları incelerken benzer başvurulara dair daha önceki kararlarını dikkate almalıdır. Fakat eşit muamele ilkesinin uygulanması hukuka uygunluk ilkesi ile de çelişmemelidir. Başvuru sahipleri hukuka aykırı tescillere güvenemezler. Dolayısıyla eşit muamele ilkesinin ihlal edilmediğini kabul etmek gerekir.

Genel Mahkeme tek bir mutlak red nedeninin tescili engellemek için yeterli olduğunu ifade etmiş ve m. 7(1)(b) hükmü kapsamında değerlendirme yapmamıştır. İzah edilenler kapsamında “OPENAI” işaretinin marka olarak tescil edilmeyeceğine karar vermiştir.

Esasında Genel Mahkeme’nin kararı beklenmedik değildir. “OPENAI” bilişim ve yazılım sektörleri özelinde tanımlayıcıdır ve ayırt edici niteliği bulunmamaktadır. “AI” kelimesi hedef kitle nezdinde oldukça iyi bilinen bir kavramın kısaltmasıdır. “Open” kelimesi ise serbest şekilde erişebilir olmayı ifade eder. Her ikisinin birleştirilmesi alışılmadık bir sözcük meydana getirmez. Kavram köken göstermek yerine bir malı, hizmeti tanımlamaktadır. Benzer şekilde geçtiğimiz yıllarda hem USPTO hem EUIPO nezdinde, “GPT” (Generative Pretrained Transformer) işaretinin marka olarak tescili yine tanımlayıcılık gerekçesiyle reddedilmiş idi. Aslında EUIPO şunu demek istiyor; temel bir teknolojiyi tanımlayan ibareler kimsenin tekeline verilemez. Benzer şekilde “smart” “cloud” “cyber” gibi kelimeler de tek başlarına tanımlayıcılıktan kurtulamaz ve red kararı ile karşılaşır. Karar, bilişim ve teknoloji sektörlerinde marka seçimi yapacaklar için dikkate değerdir.

Halihazırda OpenAI Inc için çıkar yol, ayırt edici niteliğin kullanım yoluyla kazanıldığının ispatlanması gibi görünmektedir. Fakat bu husus, mevcut uyuşmazlıktaki 7(1)(c) hükmüyle ilgili olmadığından Genel Mahkeme tarafından değerlendirilmemiştir. OpenAI Inc, iddialarını sektördeki pazar payı, kullanım süresi, tanınırlık anketleri ile desteklediğinde durum değişebilir. Karar kesinleşmemiş olup bundan sonraki süreçte OpenAI Inc, Adalet Divanı’na başvurabilecektir.