


E-Ticaret Sitelerinde Tester Parfüm Satışı Hukuka Uygun mu? Marka Hakkının Tükenmesi İlkesi, SMK m. 152 ve ABAD İçtihatları Çerçevesinde Bir Değerlendirme
Marka Pelin Karaaslan - 25.03.2026 [email protected]Giriş: Tester Parfümler ve Sektördeki Yeri
Kozmetik dünyasında, bilhassa parfüm sektöründe tester ürün kullanımı oldukça yaygın bir pazarlama stratejisidir. Bir parfümün tende bırakacağı kalıcılık ve kişinin ten kimyasıyla kuracağı etkileşim fazlasıyla öznel olduğundan, tüketicilerin kokuyu bizzat deneyimlemeden doğrudan satın alma kararı vermesi çoğu zaman güçtür. Bu zorluğu aşmak isteyen üreticiler, potansiyel müşterilerin ürünü şahsen test edebilmesi adına yetkili satış noktalarına tester ürünler tedarik etmektedir. Bu tester ürünler, içerik ve koku bakımından orijinal ürünle aynı olup, yalnızca sunum ve dağıtım amacı bakımından farklılaşmaktadır.
Görsel sunum ve ambalaj tasarımı bakımından orijinal ürünlerden belirgin bir biçimde ayrılan bu parfümler, genellikle gösterişsiz bir kutuyla ya da tamamen ambalajsız olarak vitrine çıkarılır. Bunun temel nedeni, marka sahibinin söz konusu tester ürünleri pazarlama ve bunlardan gelir elde etme amacı gütmemesidir. Şişeler üzerinde yer alan “Not for Sale”, “Tester” veya “Demonstration” ibareleri, bu ürünlerin piyasada dolaşıma sokulmak istenmediğinin açık bir göstergesidir. Üretici firma, tester ürünleri yetkili dağıtıcılara veya bayilere çoğu durumda bedelsiz olarak tedarik etmekte; karşılığında bu ürünlerin yalnızca mağaza içi tanıtım amacıyla kullanılmasını şart koşmaktadır.
Tüm bu kısıtlamalara rağmen son yıllarda tester parfümlerin, e-ticaret platformları üzerinden orijinal versiyonlarına kıyasla çok daha düşük bedellerle satışa sunulduğuna giderek daha sık rastlanmaktadır. Bu makalede söz konusu satışların hukuka uygunluğu, marka hakkının tükenmesi ilkesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) içtihatları çerçevesinde incelenmiştir.
Marka Hakkının Tükenmesi ve SMK m. 152
Tester parfümlerin e-ticaret platformlarında satışının hukuka uygunluk değerlendirmesinde temel kavram, marka hakkının tükenmesi ilkesidir. Bu ilke, marka sahibinin ürünü bizzat veya onayı alınarak piyasaya sürmesinin ardından, söz konusu ürün üzerindeki marka hakkının “tükendiğini” ve marka sahibinin ürünün sonraki el değiştirmelerine müdahale edemeyeceğini ifade eder.
SMK m. 152:
(1) Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır.
(2) Marka sahibi, birinci fıkra hükmü kapsamına giren ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahiptir.
Marka Sahibinin Tester Ürünler Üzerindeki Hakimiyeti Sona Ermiş midir?
Bu çerçevede sorulması gereken kritik soru şudur: Tester parfümler, marka sahibi tarafından SMK m. 152 anlamında “piyasaya sunulmuş” mudur?
Piyasaya sunma kavramı, marka hakkı sahibinin veya onun rızasıyla hareket eden üçüncü kişilerin, markalı ürünü fiilî yahut hukuki hakimiyet alanlarından çıkartıp ticari dolaşıma dahil etme gayesiyle gerçekleştirdikleri işlemleri ifade etmektedir. Tükenme ilkesi uyarınca marka sahibinin münhasır yetkilerinin sınırlandırılması, yalnızca markalı ürünün üretilip piyasaya sunulmasından sonraki işlemler bakımından söz konusu olabilir. Bu çerçevede piyasaya sunma anı, ürünün marka sahibinin hâkimiyet alanından çıktığı zamanı ifade eder. Ancak bunun için marka sahibinin ürün üzerindeki hâkimiyetini sona erdirme ve ürünü ticari dolaşıma sokma iradesiyle hareket etmiş olması gerekir.
Tester ürünler, satış amacıyla değil tanıtım amacıyla dağıtıcılara teslim edilmektedir. Bu nedenle marka sahibinin ürünü piyasaya sunma iradesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla marka hakkının tükenmesi için aranan temel koşul olan “marka sahibinin rızasıyla piyasaya sürülme” gerçekleşmemiştir. Marka sahibi, bu ürünlerin satışa sunulmasına onay vermemiş; aksine, satılmamasını öngörmüştür. Bu nedenle marka hakkı sahibinin tester ürünler üzerindeki münhasır dağıtım yetkisini koruduğu söylenebilir.
ABAD Uygulaması: Mahkemenin Tester Ürün Satışına ve E-Ticaret Platformunun Sorumluluğuna Yaklaşımı
Türk hukuku bakımından SMK’nın yorumlanmasında AB marka mevzuatı ve ABAD içtihatları önemli bir referans kaynağı oluşturmaktadır. Tester parfüm satışına doğrudan veya dolaylı olarak ışık tutan birkaç ABAD kararı mevcuttur.
C-127/09 — Coty Prestige Lancaster Group v. Simex Trading (2010)
Bu dava, tester parfümlerin izinsiz satışı meselesini doğrudan ele alan en önemli kararlardan biridir. Davaya konu olayda Coty şirketi, markalarını taşıyan parfüm tester’larının üçüncü kişiler tarafından satışa sunulması üzerine dava açmıştır. Uyuşmazlık konusu tester ürünlerin üzerinde “demonstration” ve “not for sale” ibareleri yer almakta, ayrıca bu ürünlerin yalnızca tanıtım amacıyla kullanılacağı dağıtım sözleşmelerinde açıkça belirtilmektedir. Söz konusu dava kapsamında ABAD, marka hakkının tükenmesinin söz konusu olabilmesi için ürünün marka sahibi tarafından veya onun rızasıyla ticari dolaşıma sokulmuş olması gerektiğini vurgulamıştır. Divan’a göre tanıtım amacıyla dağıtılan tester ürünler bu koşulu karşılamamaktadır. Zira bu ürünler satış amacıyla piyasaya sunulmamış olup marka sahibi bu ürünlerden ekonomik bir kazanç elde etmeyi de amaçlamamaktadır. Ürünler üzerinde yer alan “not for sale” ibaresi de marka sahibinin bunların satışına rıza göstermediğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu sebeple Divan, somut olayın koşullarında tester ürünlerin dağıtım kanalına teslim edilmesinin “piyasaya sürme” olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
C-355/21 — Perfumesco.pl v. Procter & Gamble (2022)
Bu davada, HUGO BOSS markalı parfüm ve kokuların, tester ürünler de dâhil olmak üzere, marka sahibinin rızası olmaksızın Avrupa Ekonomik Alanı’nda piyasaya sürülmesi hâlinde imha tedbirinin uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır. Uyuşmazlık ABAD önüne taşındığında Divan, fikrî mülkiyet hakkını ihlal eden ürünler bakımından mahkemelerin yalnızca satış yasağı ile yetinmek zorunda olmadığını, somut olayın koşulları ve orantılılık ilkesi çerçevesinde ürünlerin piyasadan çekilmesine veya imha edilmesine de karar verebileceğini belirtmiştir.
C-324/09 — L’Oréal v. eBay (2011)
Tester parfümlerin internet ortamında satılması bakımından elektronik ticaret platformlarının rolü ve sorumluluğu da gündeme gelebilmektedir. ABAD’ın L’Oréal v. eBay kararında, çevrim içi platformlar üzerinden gerçekleştirilen satışların marka hakkını ihlal edebileceği kabul edilmiş; ancak platform işleticisinin kural olarak bu ihlalin doğrudan faili sayılmayacağı belirtilmiştir. Buna karşılık, platformun satış sürecinde aktif rol üstlenmesi veya hukuka aykırılığı öğrendiği hâlde gerekli tedbirleri almaması durumunda, sorumluluk ve özellikle ihlalin önlenmesine yönelik tedbir riskinin doğabileceği ifade edilmiştir. Bu karar doğrudan tester ürünlere ilişkin olmamakla birlikte, internet platformlarının marka ihlallerinde belirli koşullarda sorumluluk doğurabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Sonuç
Yukarıda ele alınan mevzuat ve içtihat ışığında, e-ticaret sitelerinde tester parfüm satışının kural olarak hukuka aykırı olduğu sonucuna varılabilir. Marka sahibinin ürünü yalnızca tanıtım amacıyla dağıtması, tükenme ilkesinin uygulanmasını engeller; bu nedenle ürünün orijinal olması tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Marka sahibinin rızası bulunmadıkça, bu ürünlerin satışa sunulması marka hakkı ihlali teşkil edebilir.
Bu durumda satıcılar tazminat ve somut olayın özelliklerine göre cezai sorumluluk riskiyle karşılaşabilir; e-ticaret platformları da belirli koşullarda sorumluluk altına girebilir. Bu nedenle tester ürünlerin satışından kaçınılması hukuki güvenlik bakımından önem taşımaktadır.