Fikri Mülkiyet Ailesinin Görünmeyen Üyesi - Bitki Islahçı Hakları

Islahçı Hakları Hasan Çelen - 29.03.2026 [email protected]

Fikri mülkiyetle ilgili işlemler sayılırken konuya özel olarak temas etmiş bazı kişiler dışında kimseler tarafından sayılmadan bir fikri mülkiyet sistemi daha vardır; Bitki Islahçı Hakları veya Bitki Çeşit Koruma.

Kanunla ilgili hazırlık çalışmaları daha çok Tarım Bakanlığı ve bitki ıslahçı merkezli olarak başlatıldığı ve ilerletildiği için ülkemizde yaygın olarak Bitki Islahçı Hakları “BIH” (Plant Breeders’ Rights “PBR”) şeklinde kullanılsa da, Bitki Çeşit Koruma “BÇK” (Plant Variety Protection “PVP” şeklinde de kullanımlar mevcuttur. Ancak ülkemizin 5042 sayılı kanunu “Yeni Bitki Çeşitlerine ait Islahçı Haklarının Korunması” ibaresi ile şekillendiği için Bitki Islahçı Hakları veya Islahçı Hakları terimleri genel bir kullanım şekline dönüşmüştür.

BIH ile ilgili en sevdiğim kıssalardan birisi, döneminde bitki çeşitlerine koruma hakkı verilmeyen Luther Burbank isimli ıslahçının dönemin senatörlerinden birine yazdığı mektuptaki ironik sitemidir; “Bugün bir fare kapanı icat etsek patent alabiliyoruz ancak bütün insanlığı etkileyecek bir çeşit geliştirsek, alacağımız en büyük ödül, en iyi ihtimalle bir çiftçinin sana teşekkür etmesi olabilir.”

Nihayetinde bütün fikri mülkiyet sistemleri inovasyonu teşvik etmek içindir. İnovasyonlar yüzyıllar içinde, doğal süreçlerle de oluşabilir ancak modern dönemim hızı, artık inovatif düşüncenin teşviki ve bu düşüncenin ürettiklerinin korunarak inovasyonun gelire dönüştürülmesi üzerine kuruludur. Bitki çeşitlerini ıslah etmek, daha verimli, daha dayanıklı, daha gösterişli, daha ticari veya daha besleyici bir çeşit geliştirmek de en önemli inovasyonlardan birisidir ve teşvik edilmesi, korunması gereklidir.

Bu ihtiyaçlarla ortaya çıkan BIH farklı aşamalardan geçtikten sonra 1961 yılında ilk defa Uluslararası Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Sözleşmesi ile UPOV Sözleşmesi olarak bilinen uluslararası bir standarda kavuşmuştur. UPOV sözleşmesi 1972, 1978 ve 1991 de üç büyük revizyon geçirmiştir. Eski üyelerinde sözleşmenin son haline uyum sağlaması gönüllülük esasına bağlıdır. Halen UPOV’un 80 üyesi vardır ve bu üyelerin 16 sı kanunlarını 1991 sözleşmesine uygun hale getirmediği veya getirmek istemediği için 1978 sözleşmesinin tarafı olup diğer üyeler 1991 sözleşmesinin tarafıdır. Sadece ülkeler değil, belirli organizasyonlar da üyelik başvurusunda bulunabilir. UPOV sitesinde 80 üyenin dışında 18 ülke ve 1 organizasyonun üyelikle ilgilendiği belirtiliyor.

https://www.upov.int/documents/d/upov/images-upov-introduction-upov-members-observers-map-960.jpg

Aslında BIH patent sisteminin bitkilere uyarlanmış “sui generis” bir halidir ve haliyle bitkilere özel bir takım spesifik özellikler barındırmaktadır. Bitki çeşitlerinin korunmasını bitki patenti ile yapan ülkeler de bulunmakta olup, Türkiye sui generis olan BIH yöntemini seçmiştir. Patent sistemine aşikar olanlar aşağıdaki tabloya baktıklarında sistemin benzerliğini ancak bitkilere özel uyarlamaları hemen fark edecektir.

Özellik


Patent


Bitki Islahçı Hakları

Koruma Konusu


Teknik buluşlar, yöntemler ve biyoteknolojik süreçler.


Yeni, farklı, yeknesak ve durulmuş bitki çeşitleri.






Koruma Şartları


Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik.


Yenilik, Farklılık, Yeknesaklık ve Durulmuşluk (FYD kriterleri).






İnceleme Süreci


Tekniğin bilinen durumuna göre teorik ve literatür bazlı inceleme.


Tarla veya sera denemelerine dayalı teknik inceleme (FYD Testleri).






Islahçı / Buluşçu İstisnası


Genellikle yoktur; korunan bir genin kullanımı izne tabidir.


Vardır; Korunan bir çeşit, yeni bir çeşit geliştirmek amacıyla serbestçe kullanılabilir.






Çiftçi / Kullanıcı İstisnası


Sınırlıdır veya yoktur.


Belirli sınırlar dahilinde, çiftçinin kendi arazisinde ayırdığı tohumu kullanma hakkı vardır.






Koruma Süresi


Genellikle başvuru tarihinden itibaren 20 yıl.


Genellikle 25 yıl (Asma, ağaç ve patates gibi türlerde 30 yıl).






Tescil Makamı


Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT).


Tarım ve Orman Bakanlığı (Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü).


Islahçı hakkının olmaması gerektiğini savunan kişilerin yaklaşımı; yeni bir gen yaratılmadığı için patent veya telif haklarında gerekli olan özgünlük kriterinin karşılanmadığı yönünde. Oysa yazarlar kelimeler, müzisyenler notaların kombinasyonlarını oluşturmak dışında bir şey yapmamaktadır ona bakılırsa. Ancak zaten özgünlük de bir kelime veya notada değil, ortaya konulan kombinasyonda aranmaktadır. Bitki ıslahçısı da milyonlarda genden farklı kombinasyonlar oluşturarak yeni çeşitler geliştirmekte, teknik bir soruna özgün, üretimi uyarlanabilir bir çözüm sunmaktadır.

Ülkemizde bitki çeşitlerinin kayıt altına alınması için ilk mevzuat 1963 tarihli ve 308 sayılı Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Sertifikasyonu Hakkında Kanun olup bu kanun yeni bitki çeşitlerini geliştiren ıslahçıların hakları ile ilgili bir koruma hükmü içermemekteydi. 1973 yılında Tohumculuk Yönetmeliğine yapılan eklemeler ilk BIH düzenlemesi kabul edilebilir. 1983 sonrası tohumculuk piyasası serbest ticarete açılınca bu ihtiyaç belirgin biçimde ortaya çıkmış, 1994 de çıkarılan bir yönetmelikle UPOV’a başvuru yapılmış ancak Kanun şartı istendiği için üyelik gerçekleşmemiştir. 1994 sonrası başlatılan çalışmalar neticesinde 2004 yılında UPOV sözleşmesi esas alınarak 5042 sayılı Kanun çıkarılmış, UPOV sözleşmesi TBMM tarafından onaylanmış ve 18.11.2007 tarihinde Türkiye UPOV’un 65. üyesi olarak kabul edilmiştir.

1991 UPOV Sözleşmesi, 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun, Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelik, Çiftçi İstisnası Uygulama Esasları Yönetmeliği BIH sisteminin temel mevzuatlarını oluşturmaktadır.

5042 sayılı Kanun ile ilgili yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiş olup, Cumhurbaşkanlığı adına Tarım ve Orman Bakanlığı bu kanunun yürütmesine yetkili kılınmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Tohumculuk Daire Başkanlığı başvuruların kabulü, incelenmesi, bültenin hazırlanması ilan edilmesi işlemlerini yürütmeye devam etmektedir.

Türkiye başlangıçda sadece belirli türlerin başvurusunu kabul ederken, 2017 den itibaren bütün bitki türlerinin BIH başvurularını kabul etmektedir. Mantarla bitki midir sorusu vardır ama o çok daha spesifik bir tartışmadır ve belki ilerleyen yazılarımızda bu konuya da gireriz.

UPOV sözleşmesi, koruma süresinin en az 20 yıl; ağaç, asma ve patateste 25 yıl olmasını düzenlemiştir ancak ülkemiz, üyelik müzakelerinde olduğu Avrupa Birliği (AB) ile uyum sağlamak için, AB’nin 2100/94 sayılı düzenlemesi ile paralel biçimde koruma süresi 25 yıl; ağaç, asma ve patateste 30 yıl koruma uygulamaktadır.

Başvuru sonrasında yapılacak iş işlemlerin akışı ise aşağıdaki diyagramda verilmiştir. Başvurunun incelenmesi sonrası, ilan edilmekte, üç ay ilanda kaldıktan sonra çeşidin teknik incelemesi de tamam ise tescil edilip tekrar ilan edilmektedir. İlanlara itiraz gelmemesi durumunda ise bir aylık tescil ilan süresi sorunda tescil tamamlanarak çeşit koruma altına alınmaktadır. Bitki çeşidinin korumasının devam etmesi için her yıl ocak ayında yıllık işlem ücretinin yatırılması gerekmektedir tabii ki.

Tarım ve Orman Bakanlığının internet sitesinde ıslahçı hakları ile ilgili işlemler yayımlanmaktadır (Link).

Bitki ıslahçı hakları, tarım ve gıda alanındaki en önemli fikri mülkiyet sistemidir bana göre. Zira tarım ve gıdanın temeli olan bitkisel üretimin ana unsuru olan bitki çeşidini korumaktadır. Bitki çeşidine ait inovasyon hukuki bir zeminde korunmazsa, yeni inovasyonlara karşı olan motivasyon hızla azalacaktır.


Islahçı hakkı işlemleri süreç akışıIslahçı hakkı işlemleri süreç akışı

Fikri mülkiyet hukukuna değer veren herkesin, bitki ıslahçılarının emeklerini ve inovatif kapasitelerini korumayı da önemsemesi gerekir. Bugünkü yazım bu sistemin varlığı için bu sitenin takipçilerine bir hatırlatma niteliği taşımakta olup, konunun detayları ile ilgili ilerleyen dönemlerde yazılarıma devam etmek niyetindeyim.

Fikri mülkiyetin konuşulduğu her ortamda Bitki Islahçı Haklarının da unutulmaması, varlığının ve öneminin anlatılması ilk adım olabilir. Şunu da itiraz etmem lazım aslında; Bitki ıslahçı haklarının fikri mülkiyet ile ilgili ortamlarda pek görünmemesi biraz da bitki ıslahçılarının fikri mülkiyet ile ilgili çalışma, etkinlik ve tanıtımlara katılmamasından da kaynaklanıyor. Bu da biz teknik kısmın bir eksiği olarak kayıtlara geçsin ama lütfen diğer fikri mülkiyetçiler de Bitki Islahçı Haklarının varlığını unutmasınlar.